İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Abdülkadir Geylani'nin Dilinden Leyla İle Mecnun...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Seven, hiçbir şeye malik olmaz. Sevdigine her şeyi teslim eder. Sevgi, muhabbet ile mülkiyet bir arada toplanmaz. Aziz ve Celil olan Allah'ı seven ve sevgisinde hakikaten sadık olan kişi; nefsini de, malını da, akibetini de O'na teslim eder. Gerek kendi hakkında ve gerekse başkaları hakkında ihtiyarı, yani tercih etme ve seçme hakkını elden bırakır, Allah'a teslim eder.

Kainattaki tasarrufu hakkında Allah'ı ithama kalkışma. O'nun tasarrufunda acele etmesini isteme. O'na cimrilik isnadında bulunma. O'nun katından gelen her şeyde hayır vardır. O'nun tasarrufu ile bütün batıl yollar kapanır. Ancak kendisine giden yol açık kalır.

Ey İzzet ve Celal sahibi Allah'ı sevdiğini iddia eden kişi! Senin için bütün beyhude yolların tamamı kapanıp, yalnız Allah'a giden yol açık kalmadıkça O'na olan muhabbet ve sevgin kemale ermez. Senin sevgilin öyle bir sevgilidir ki, Arş'tan yerin dibine kadar bütün varlıkların sevgisini senin kalbinden çıkarır. Hem de öyle bir çıkarır ki, artık ne dünyayı seversin, ne de ahireti. Kendinden dahi ürküntü duyar, yalnız O'nunla ünsiyet edersin. Öyle ki, tıpkı Leyla'nın Mecnun'u gibi olursun.

Vaktiyle Mecnun'da Leyla'nın sevgisi yer ettiği zaman o, halkın arasından ayrılmış, tek başına yaşamaya başlamıştı. Daha sonraları vahşi hayvanların arasına girdi. Mamur beldeleri bıraktı, harabelerde kalmaya başladı.Halkın övmesini de, yermesini de bir kenara attı. Onun nazarında onların konuşması da, sükut etmesi de bir idi. Kendisinden hoşlanmaları da, hoşlanmamaları da farksızdı.

Bir gün kendisine soruldu:

Sen Kimsin?

Mecnun cevaben dedi.

Leyla.

Yine soruldu.

Nereden geldin?

Yine dedi.

Leyla.

Bir daha soruldu.

Nereye gidiyorsun?

Mecnun cevaben yine dedi.

Leyla.

Mecnun'un gözleri Leyla'ya olan sevgisinin şiddetinden dolayi ondan başkasini görmeye kör, kulaklari da Leyla kelimesinden gayri kelimeleri işitmeye sagir olmuştu. Onun için etrafindaki insanlarin bu halinden dolayi kendisini ayiplamalari, onu hep Leyla kelimesini sayiklamaktan vazgeçiremedi. Nitekim birisi ne güzel söylemiş:

''Nefisler bir kere hevaiyata meyletmemiş olsun. Artik insanlar, boyuna soguk demire çekiç vururlar.''

Şu kalp Aziz ve Celil olan Allah'ı tanıdığı, sevdiği ve O'na yakınlaştığı zaman, insanlardan ve diğer varlıklardan ürker. Yemeye, içmeye, giyinmeye ve evlenmeye karşı ünsiyet peyda edemez olur. Mamur beldelerden, evlerden kaçar. Harabelere yönelir. Onu şeriatın emrinden başka hiçbir şey bağlayamaz. Şeriat onu emirde, nehiyde ve fiil-i ilahide bağlar. Kaderin geleceği vakitlere kadar bağlar…

Allah'ım! Bizi rahmetinin elinden bırakma. Eğer bırakırsan, biz dünya denizinde boğuluruz.Varlık denizinde boğuluruz. Ey keremini saçan! Bize idrak ver. Anlayış ver. Bize hakikatları idrak ettir..(Amin)

Kaynak: Fethu'r- Rabbani.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız