İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Efendimiz Eşlerine Nasıl Davranırdı...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Efendimizin, hane-i saadetleri, sonsuz bir sevgi ve aşkla her an saadet kokardı. Allah'ın yarattığı kullar arasında hiçbir hanım, Efendimizin hanımlarını sevdiği gibi sevilmemiştir.

Peygamberimizin evi, yeryüzünde şimdiye kadar kurulan, gelmiş ve geçmiş bütün evlerin en mesudu olanıydı. Yaratılan kullar içerisinde hiçbir erkek, Hz. Peygamber (sav) gibi sevilmemiştir. Bu sevgi kaynağının elbette en önemli sebebi, Allah Resulünün, hanesinde bulunanlara uyguladığı terbiye usulüydü. O'nun aile reisi olarak, çizdiği portre de hayranlıkla izlenecek mükemmelliktedir. Sabrın, merhametin, şefkatin, anlayışın, inceliğin ve hoşgörünün timsaliydi.

Efendimiz, hayatının her alanında büyük bir örnektir!

Mü'minlerin iman bakımından en kusursuzu, ahlakı en güzel olanıdır. Ahlakı en güzel olanınız da, kadınlarına en güzel davrananınızdır. (Ebu Davud)

Hanımlarına faziletlerini söylemesi, sevdiğini ifade etmesi, bineğine alması, aynı kabin suyu ile müştereken yıkanılması, hanımının hayvana binmesinde yardımcı olması ve dizine bastırarak bindirmesi, kendisine yapılan yemek davetine; "hanım da olursa" icabet etmesi, bir sıkıntıyla kederlenip ağlayanın gözyaşlarını elleriyle silerek, teselli etmesi gibi, Resulullah'ın pek çok davranışı hanımlarını memnun etmeye yetmiştir.

Hz.Peygamber, günlük ziyaretlerini aksatmadan yapar, onlarla sohbet eder, hal ve hatırlarını sorar ve dertleriyle ilgilenirdi. Ondaki bu incelik, bütün hanımlarına yansımıştır.Bir gün savaşta, babasını ve yakınlarını kaybeden Safiye annemizin yanında, Hz.Peygamber hiç uyumamış, sabaha kadar kendisiyle sohbet edip, ilgilenmiştir.

Efendimiz, hastalandığında; "keşke senin uğradığın hastalığa ben uğrasaydım, senin yerinde yatan ben olsaydım" deyince, diğer hanımlar birbirlerine göz kırparlar. Bunu gören Resulullah, "Safiyye bu sözünde sadıktır" buyurur. İnsan fıtratında var olan eglenme ve şakalaşma ihtiyacını bilen Resulullah (s.a.v) buna da imkan tanımış ve bizzat eşleriyle şakalaşırdı. Hudeybiye anlaşması, Müslümanlara çok ağır gelmişti. Kabe'ye varamadan geri döneceklerdi. Anlaşmayı yazma işinden çıkınca, Resulullah, ashabına: "Kalkın kurbanlarınızı kesin, sonra da tıraş olun!" buyurdu. Ancak, müşriklerle yapılan bu antlaşmadan hiç kimse memnun değildi. Bu sebeple kimse kalkamadı. Resulullah, emrini üç kere tekrar etti. Yine kalkan olmayınca, Ümmü Seleme'nin çadırına girdi. Ona halktan maruz kaldığı bu hali anlattı. O, kendisine; "Ey Allah'ın Resulü! Bunu yani, halkın kurbanını kesip tıraşını olmasını istiyor musun? Öyleyse çık, ashaptan hiçbiriyle konuşma, deveni kes, berberini çağır, seni tıraş etsin!" dedi. Hz. Peygamber kalktı, hiç kimse ile konuşmadan bunların hepsini yaptı. Devesini kesti, berberini çağırdı, tıraş oldu. Ashab bunları görünce kalktılar kurbanlarını kestiler, birbirlerini tıraş ettiler.

İslam tarihindeki bu müthiş olay, üzerine durulup düşünülmesi gereken bir konudur. Kim, eşine bu denli iltifatkar olabilir. Kaç aile reisi, en sıkıntılı anlarında hanımıyla istişare yapabilir? Kaç kişi en zor zamanlarında, hanımının sözünü dinler ve ona değer verir ki?

"En hayırlılarınız, aileniz için hayırlı olanlarınızdır"

Efendimiz'in hayatından öğrendiğimiz, O'nun ailesine karşı iki istikameti olduğudur.

Birincisi; aile fertlerinin her biri şahsen teması ve özel sohbeti... İkincisi; aile fertlerinin tamamının birbirleriyle teması ve sohbeti...

Resulullah, bu prensiplerini bozmamak için, bunlara çok ihtimam gösterir, dikkat ederdi. Ayrıca her sabah mescitten çıktıktan sonra ve her ikindi namazını kıldıktan sonra, hanımlarına uğrar, belirli sürelerde onlarla sohbet ederdi.

''Ey insanlar, size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere çok şefkatli, çok merhametlidir.''

Salat'ü Selam Üzerine Olsun Ya Resulullah...

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız