Tevekkülün Mü'mine Kazandırdığı Hususlar...
Allah'a ve O'nun yazdığı kadere teslim olan bir kişi, yarın nerede, nasıl olacağının kaygısını taşımaz. Rızkı verenin de alanın da Allah olduğunu bilir; fakirlik, yokluk veya açlık korkusu duymaz. "Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin hayasızlığı emrediyor. Allah ise, size Kendisi'nden bağışlama ve bol ihsan fazl vadediyor. Allah rahmetiyle geniş olandır, bilendir." (Bakara, 268) ayetinde bildirildiği gibi, şeytanın fakirlikle korkutması ona etki etmez, çünkü o Allah'a güvenir.
Ümitsizliğe, Kapılmaz:
Allah'ın kendisi için hep en hayırlı olanı dileyeceğine güvenen kişi, asla ümitsizliğe kapılmaz.Allah'ın "Şüphesiz Biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya hayatında ve şahidlerin şahidlik için duracakları gün elbette yardım edeceğiz." (Mü'min, 51) ayetini bilir ve Allah'ın yardımına güvenir.
Olgun Karakter Sergiler:
Olaylar karşısında gereksiz ve aşırı tepkiler vermemesinden ve aldığı kararların isabetli olmasından dolayı olgun ve asil karakteri, etrafındaki kimselerce kolaylıkla fark edilir.
Kadere Tam İman Eder:
Allah'a olan güveni sayesinde mü'min, kadere tam olarak iman eder ve evrendeki her olayın ve canlı cansız tüm varlıkların Allah'ın kontrolünde olduğunu bilir. Bu gerçek ayetlerde şöyle bildirilir:
"Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır. Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size Allah'ın verdikleri dolayısıyla sevinip şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez." (Hadid, 22-23)
Sabırlı Olur:
Allah'a tam bir teslimiyet içinde olan mü'min sabırlıdır. Fakat bu sabır, günlük hayatta pek çok insanın şahit olduğu tavırlardan çok daha farklı, çok üstün ve kapsamlı bir ahlak özelliğidir. Kuran'da öğretilen gerçek sabır, sadece zorluklar karşısında değil, aksine hayatın her anında yaşanan bir ahlak özelliğidir. Gerçek sabır, zorluklarda olduğu kadar güzel olan herşeyde kararlılık ve istikrar göstermeyi, bir an olsun bunlardan taviz vermeyerek bir ömür süresince devam etmeyi gerektirir.
Şeytanın Hilesinden Korunur:
Allah'a güvenen, kendisini O'na teslim eden, O'na tevekkül eden kimse, nefsinin ve şeytanın kışkırtmalarından da korunmuş olur. Kuran'da bu sır,
"Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun, şeytanın hiçbir zorlayıcı gücü yoktur" (Nahl, 99) hükmü ile haber verilmektedir.
Öfkeye Kapılmaz:
Allah'a güvenen mü'min asla haksızlığa uğradığını düşünmez. Allah'ın her zaman için en adil kararı vermiş olduğuna tam bir güven duyar. "Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır."
(Nisa, 124) ayetinde bildirildiği gibi, Allah'ın hiçbir davranışı karşılıksız bırakmayacağına ve Allah'ın adaletine güvenir.
Yalnızca Allah'tan Korkar:
Hiç kimse Allah dilemedikçe bir başkasına zarar veremez. Hiç kimse Allah'ın izni dışında bir başkasını öldüremez; canı alan ancak Allah'tır.Bu nedenle Allah'ın dışında herhangi bir varlıktan korkmanın anlamı yoktur. Allah'a tevekkül eden bir mü'min de yalnızca Allah'tan korkar.Kuran'da bu gerçek sık sık hatırlatılır:
"Şüphesiz "gizli toplantıların fısıldaşmaları" kulis, iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan ürünü olan işler dandır. Oysa Allah'ın izni olmaksızın o, onlara hiçbir şeyle zarar verecek değildir. Şu halde mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. " (Mücadele, 10)
