İstanbul
Parçalı az bulutlu
0°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

AHMED TEVFİK PAŞA...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

1845-1936 Hariciye nazırı ve son Osmanlı sadrazamı.

Üsküdar'da doğdu; Kırım hanzadelerine mensup soylu ve zengin bir aileadendir. İlk tahsilinden sonra askeri okula devam etti. Süvari mülazımı iken askerlik mesleğinden ayrılarak Babiali Tercüme Odası'na girdi. Liyakat, sebat ve çalışkanlığı sayesinde kısa zamanda yükseldi.1872'den Hariciye Nezareti'ne getirildiği 1895'e kadar Roma, Viyana. Berlin, Atina ve Petersburg elçiliklerinade ikinci katiplik ve maslahatgüzarlik yaptı. On dört yıl gibi, uzun bir süre haariciye nazırı olarak, hizmet eden Tevfik Paşa, Sultan II. Abdülhamid'in de güven ve takdirini kazanmıştır. Nitekim 1908'de kendisine nazırlıkla birlikte Meclis-i Ayan üyeliği de verildi; ancak 1909 Şubatında Kıbrıslı Kamil Paşa'nın istifası ve hükümetin dağılması üzerine o da görevinden ayrıldı. Kısa bir süre sonra Londra elçiliğine tayin edildi ise de, 31 Mart hadiseleri sebebiyle ortaya çıkan hükümet buhranı üzerine, doğru ve taarafsız, hiçbir partiye mensup olmayan, herkesin güvenini kazanmış bir şahsiyet olarak, yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi.

14 Nisan 1909. Ancak, II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi ve V. Mehmed'in padişah olması üzerine 6 Mayıs'ta sadaretten ayrılarak, Londra elçiliğiyle tekrar İngiltere'ye gitti.1914'te 1.Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar bu görevde kaldı. Savaş sonunda Talat Paşa'nın yerine hükümeti kurmakla görevlendirildi.Ancak, İttihat ve Terakki Partisi'nin devam eden müdahaleleri yüazünden görevi kabul etmedi. Buna karaşılık yeni padişah Vahdeddin tarafinadan, Mondros Mütarekesi'nin imzalanamasından sonra istifa eden İzzet Paşa'nın yerine sadarete tayin edildi. 11 Kasım 1918. Tevfik Paşa'nın sadrazam oluşunun ikinci günü İ'tilaf devletleri donanması İstanbul'a girerek şehri işagal etti. Padişah ise, çeşitli sebepler ve müttefiklerin israrı karşısında meclisi feshetti. Tevfik Paşa da kabinede yapamayı tasarladığı değişiklikler dolayısıyla bir müddet sonra görevden ayrıldıysa da ardından yeniden hükümeti kuramakla vazifelendirildi. Ancak, kabineyi istediği gibi kurmasına rağmen hiçbir iş göremeyerek istifaya mecbur oldu ve yerini Damad Ferid Paşa'ya bıraktı. 12 Ocak 1919. Bundan sonra iki yıl ayan reisliği ve Paris'te toplanan barış konaferansında murahhaslık yaptı. Daha sonra sadaretten çekilen Damad Ferid Paşanın yerine 21 Ekim 1920'de Osamanlı Devleti'nin son kabinesini kurdu.

Anadolu'da sürdürülen Milli Mücadele'nin zafere ulaşması üzerine

27 Şubat 12 Mart 1921 tarihleri arasında Londra'ada toplanan konferansa, Ankara hükümetinin yani sıra İstanbul hükümetini temsilen katıldı. Toplantı salonuna, oladukça yaşlı ve hasta olması sebebiyle koluna girilerek getirilen Tevfik Paşa, kendisine söz hakkı verildiğinde; "Söz asıl millet vekillerine aittir, binaenaleyh Anadolu heyetine söz verilmesini teklif ve rica ederim" diyerek, yerini Ankara temsilcilerine bıraktı. Milli Mücadele'nin son ve kesin zaferi ve düşmanın denize dökülmesi üzerine saltanat resmen ilga edilince

1 Kasim 1922, Tevfik Paşa aynı gün istifa ederek, idareyi Ankara hüküametinin temsilcisi, Refet Paşa'ya teslim etti.

Kısa aralıklarla dört defa sadrazam olan Tevfik Paşa, toplam olarak, iki buaçuk yıl kadar bu makamda kaldı.

8 Ekim 1936'da öldü. Yirmi bir gün süren ilk sadaretinin Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi hadisesine, ikinci saadaretinin düşman donanmasının İstanabul'u işgaline ve son sadaretinin de devletin çöküşü ve saltanatın kaldırılamasına rastlaması, çeşitli çevrelerce kendisinin ''Bahtsızlığına'' veya ''Uğurasuzluğuna'' yorulmuştur. Tevfik Paşa namuslu, memuriyet hayatında son dearece dürüst, muamelede sabırlı, açık sözlü ve doğru bir kimse idi. Herkes tarafindan sayılır ve kendisine güvenialirdi. En kritik anlarda sadarete getirilamiş olması, bu meziyetleri dolayısıyladır. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *