Hz. İsa'nın ahir zamanda tekrar geleceğinin açıkça ifadeleri...
Hz. İsa'ın ikinci kez yeryüzüne geleceğine dair işaretler taşıyan ayetlerden ilki;
"Hani Allah, İsa'ya demişti ki; "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim.
Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim." (Al-i İmran, 3/55)
Hz. İsa, hayatta iken ona uyanların sayısı çok azdı. Ve onun Allah Katına yükselişinin ardından da hızla dinde dejenerasyon başladı.
Sonraki iki yüzyıl boyunca da, Hz. İsa'ya iman edenler ''Iseviler'' şiddetli baskılara maruz kaldılar.
Günümüzde ise, Hristiyanlığın özünden uzaklaştığını, Hz. İsa'nın anlattığı hak dinden farklı bir dine dönüştüğünü görürüz.
Hıristiyanların çoğu arasında Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğu şeklindeki ''Allah'ı tenzih ederiz'', sapkın inanç benimsenmiş ve teslis inancı ''üçleme''; ''Baba, oğul, kutsal Ruh'' asırlar önce kabul edilmiştir.
Bu durumda, dinin aslından iyice uzaklaşmış olan günümüz Hristiyanlarını da Hz. İsa'ya uyanlar olarak kabul edemeyiz, çünkü Allah, Kur'an'ın bir çok ayetinde;
"üçleme'ye'' inananların inkar içerisinde olduklarını bildirmiştir.
"Andolsun, "Allah üçün üçüncüsüdür" diyenler küfre düşmüştür. Oysa tek bir İlah'tan başka İlah yoktur..." (Maide, 5/73)
Bu durumda; "sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim" ifadesi, açık bir işaret taşımaktadır.
Hz. İsa'ya uyan ve kıyamete kadar yaşayacak olan bir topluluk olması gerekmektedir.
Böyle bir topluluk, kuşkusuz Hz. İsa'nın yeryüzüne tekrar gelişiyle ortaya çıkacaktır.
Ve tekrar dünyaya gelişi sırasında bu kutlu insana tabi olanlar, kıyamete kadar inkar edenlere üstün kılınacaktır.
Ayrıca: "...Sonra dönüşünüz Banadır..." ifadesi de dikkat çekicidir.
Allah, Hz. İsa'ya uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğini haber verdikten sonra Hz. İsa'da dahil olmak üzere tümünün kendisine döneceğini bildirmektedir.
"Allah'a dönmeleri" ölmeleri olarak anlaşılmaktadır. Bu da, Hz. İsa'nın da kıyamete yakın dönemde yeryüzüne tekrar geldikten sonra ölümünün gerçekleşeceğine bir işaret olabilir.
***
"...ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur..."
Nisa Suresi'nin 156-158. ayetlerinin arkasından Allah, 159. ayette şöyle buyurmaktadır:
"Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır." (Nisa, 4/159)
Yukarıdaki ayette yer alan, "ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesi, cümlenin Arapça karşılığı şu şekildedir:
"... ve in min ehlil kitabi illa leyü'minenne bihi kable mevtihi"
Bazı tefsirciler, "o" zamirinin Hz. İsa, yerine Kur'an'a baktığını düşünmüşler ve ayete Kitap Ehlinin ölmeden Kur'an'a iman edeceği şeklinde bir yorumda bulunmuşlardır. Oysa bu ayet öncesindeki iki ayette de; "o" zamiri Hz. İsa için kullanılmıştır.
Nisa Suresi, 157. ayet:
Ve; "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük." demeleri nedeniyle de ''onlara böyle bir ceza verdik.'' Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara ''onun'' benzeri gösterildi.'' Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler."
Nisa Suresi, 158. ayet:
"Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."
Bu ayetlerin hemen arkasından gelen ayette kullanılan "o" zamirinin Hz. İsa'dan başka bir varlığı kastettiğinin hiçbir delili yoktur.
Nisa Suresi, 159. ayet:
"Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır."
"Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır" ifadesi, oldukça önemlidir.
Kur'an'da kıyamet günü; insanın dilinin, ellerinin ve ayaklarının (Nur Suresi, 24, Yasin Suresi, 65), işitme, görme duyularının ve derilerinin
(Fussilet Suresi, 20-23) kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri bildirilmektedir.
Kur'an'ın şahitliği ile ilgili ise, hiçbir ayet yoktur.
Allah Kur'an'da bizlere bu konuyla ilgili herhangi bir bilgi vermemiştir.
***
Kur'an ayetlerine baktığımızda Şuara Suresi,
192-196'da olduğu gibi ayetin öncesinde ya da sonrasında mutlaka Kur'an'dan bahsedildiğini görürüz.
Ayetin öncesinde, sonrasında veya ayetin içinde Kur'an'dan bahsedilmiyorsa, bu ayetin Kur'an'ı tarif ettiğini söylemek yanlış olabilir.
Ayet çok açık bir biçimde Hz. İsa'ya inanılmasından ve onun inananlara şahit olmasından bahsetmektedir.
Ayetin manası hakkında belirteceğimiz ikinci nokta ise, "ölümünden önce" ifadesinin yorumu ile ilgilidir. Bazıları bu ifadenin "Kitap Ehlinin kendi ölümlerinden önce" inanması anlamında olduğunu düşünmektedirler. Bu yoruma göre Kitap Ehlinden olan her kişi kendisine ölüm gelmeden Hz. İsa'ya mutlaka iman edecektir. Oysa Hz. İsa, döneminde Kitap Ehli tanımlamasına dahil olan Yahudiler ona iman etmemekle kalmamış, onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır. Daha sonra da onu öldü sanıp inkarlarını sürdürmüşlerdir. Aynı durum bugünkü Yahudiler için de geçerlidir. Onlar Hz. İsa'yı peygamber olarak kabul etmemektedirler.
Ayette söz konusu olan Kitap Ehlinin değil, Hz. İsa'ın ölümüdür.
Sonuç olarak, ayetlerin bizlere gösterdiği gerçek ise, şudur:
"Hz. İsa, ölmeden önce tüm Ehli Kitap ona iman edecektir."
Ayet gerçek manasıyla ele alındığında ise çok açık gerçeklerle karşılaşırız:
Birincisi, ayette gelecekten bahsedildiği açıktır, çünkü Hz.İsa'nın ölümü söz konusudur. Oysa o ölmemiş Allah Katına yükselmiştir. Hz. İsa, dünyaya yeniden gelecek ve her insan gibi yaşayıp ölecektir.
Buradaki "ölümünden önce" ifadesinin işaret ettiği kişi, Hz. İsa'dır. Kitap Ehli onu görüp bilecek, ona Müslüman olarak itaat edecek ve Hz. İsa'da onların durumlarıyla ilgili ahirette şahitlik edecektir.
(En doğrusunu Allah bilir.)
