İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

YÜREĞİMİZ YANIYOR! 5 YILDIR YATTIK, UYUDUK!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dışarıda kar yağıyor. Sert poyraz da var. Üşüyor musunuz?

Yoksa sıcak evlerinizde oturuyor, ya da kaloriferli işyerinizde çalışıyor musunuz?

Ne yapıyorsunuz? 

Mesela şu son 5 yıldır ne yapıyoruz?

Akşam oldu mu yatıyor, sabah da kalkıyoruz!

Yemek yiyoruz. Film izliyoruz. Şu pandemi belası başlamadan önce arkadaşlarımızla buluşuyor, kafelerde oturuyorduk. Şimdi en azından telefonla görüşüyoruz.

Biz bunları yaparken 5 yıldır... Onlar mağaralarda ölümü beklediler. 5 yıl... 5 koca yıl!

İlk bahar, yaz, son bahar, kış! Kaç mevsim geçti 5 yılda... Düşünsenize güneşin etrafında 5 kere döndü dünya... Onlar, bizim insanlarımız 5 yıl mağara mağara kaçırıldılar. 

Ve kahpece bir şekilde alçak PKK'lılar tarafından acımasızca şehit edildiler son girdikleri mağarada. Elleri kolları bağlı, savunmasızca...

13 Ağustos 2015 tarihinde Diyarbakır-Bingöl karayolunda yolcu otobüsünden indirilerek kaçırılmış Hava Savunma Uzman Çavuş Hüseyin Sarı.

28 Temmuz 2015 tarihinde izinli gittiği Erzurum'dan ailesiyle birlikte dönerken Diyarbakır/Lice- Bingöl yol ayrımında alıkonulan Mersin nüfusuna kayıtlı, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Polis Memuru Sedat Yabalak.

18 Eylül 2015 tarihinde Tunceli-Erzincan karayolunda alıkonulan Malatya nüfusuna kayıtlı Rize İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Astsubay Çavuş Semih Özbey.

2 Ekim 2015 tarihinde Ağrı'daki birliğine katılmak üzere yola çıkan ve Tunceli-Pülümür karayolunda alıkonulan Osmaniye nüfusuna kayıtlı tankçı Er Adil Kabaklı.

24 Temmuz 2016 tarihinde Lice İlçesi Berkilin Deresi mevkiinde ailesiyle birlikte seyir halindeyken alıkonulan Mardin nüfusuna kayıtlı İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Polis Memuru Vedat Kaya.

15 Ağustos 2015 tarihinde Diyarbakır karayolunda alıkonulan Siirt nüfusuna kayıtlı Bingöl İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Jandarma Er Süleyman Sungur.

21 Eylül 2016 tarihinde Hakkari-Çukurca karayolunda alıkonulan Eskişehir nüfusuna kayıtlı Hakkari İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Uzman Erbaş Mevlüt Kahveci.

2 Ekim 2015 tarihinde Tunceli-Pülümür karayolunda alıkonulan Şanlıurfa nüfusuna kayıtlı Erzincan'daki birliğine katılmak üzere yola çıkan Topçu Er Müslüm Altıntaş

Adıyaman nüfusuna kayıtlı vatandaşımız Aydın Köse ve

Samsun nüfusuna kayıtlı vatandaşımız Muhammet Salih Kanca.

13 Ağustos 2015 tarihinde Diyarbakır-Bingöl kara yolunda yol kesme suretiyle alıkonulan, Van İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Erzurum-Palandöken nüfusuna kayıtlı 26.12.1985 doğumlu Jandarma Er Sedat Sorgun.

21 Eylül 2016 tarihinde Hakkari-Çukurca kara yolunda PKK terör örgütü tarafından yol kesme suretiyle alıkonulan Hakkari İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Balıkesir-Merkez nüfusuna kayıtlı 11.05.1986 doğumlu Uzman Jandarma Çavuş Ümit Gıcır.

Savunmasızdılar. Vurdular onları alçaklar.

5 yıl... 5 koca yıl...

Onlar mağara mağara gezdirilirken biz ne yaptık? Yattık, uyuduk!

5 yıldır onlar nasıl uyudular acaba? Taşların tepelerinde, buz gibi toprakların üzerinde!

Kaç kere rüyalarında annelerini, babalarını, çocuklarını, eşlerini, kardeşlerini gördüler.

Hür bir şekilde sokaklarda gezdikleri günleri hiç mi hayal etmediler!

Acaba içlerinden neler geçti?

Mağaraların içinde başlarında eli silahlı nöbetçi! 5 yaz geçti, 5 kış!

Kurtarılmayı beklemediler mi?

Kurtaramadık. 5 yıldır çoğumuzun haberi bile yoktu onlardan.

Ülkelerine tabutların içinde döndüler, musalla taşına yatırıldılar. 

İmam sordu: "Hakkınızı helal ediyor musunuz?"

Hep bir ağızdan, "Ediyoruz" dedik.

Dedik demesine ama... Biz onlara hakkımızı helal ediyoruz da... Onlar bize ediyorlar mı acaba?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız