İstanbul
Kapalı
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

SESSİZLİKTEN ÖĞRENMEK

YAYINLAMA:

Hayat, çoğu zaman yüksek sesle konuşur: trafik gürültüsü, telefon bildirimleri, televizyonun durmaksızın yankılanan ışıkları… Biz de bu gürültüye ayak uydurur, sürekli konuşur, sürekli paylaşırız. Ama sessizliğin dilini bilenler bilir ki, en derin dersler sessizliktedir.

Sessizlik, boşluk değildir; aksine, düşüncelerimizin, korkularımızın ve umutlarımızın yankılandığı bir mekândır. Bir sabah güneşin yavaşça doğuşunu izlerken duyduğumuz o hafif rüzgâr, sessizlikle konuşur. O an, kimseye açıklamak zorunda olmadığımız bir gerçeği fark ederiz: kendi varlığımızın farkındalığı, kelimelerin ötesindedir.

Çoğu insan, sessizlikten kaçar. Çünkü sessizlik, bizi kendi içimizle yüzleştirir. Kim olduğumuzu, ne istediğimizi ve hangi yollarda kaybolduğumuzu sorgulatır. Bu sorgulama bazen acıtır, bazen korkutur, ama her zaman özgürleştirir. Sessizlikte kaybolan biri, bir gün kendi sesini bulur.

Gürültüyle dolu dünyamızda sessizlik, bir isyan biçimidir. O, modern zamanın karmaşasında durmayı, nefes almayı ve kendi iç sesiyle sohbet etmeyi öğretir. Sessizliğe ayırdığımız her dakika, iç dünyamızın bahçesine düşen bir tohum gibidir; büyümesi zaman alır, ama meyvesi, hayatın en gerçek tatlarından biridir.

Belki de en büyük bilgelik, sessizlikte gizlidir. Konuşmak her zaman cesaret ister, ama dinlemek -özellikle kendi içimizi dinlemek- daha da büyük bir cesaret gerektirir. İşte o zaman, hayatın gürültüsüne rağmen, huzurun ve farkındalığın kapılarını aralayabiliriz. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız