BİR TELEVİZYON MASALI
Akşam Beşiktaş"ın derbi maçı var.
Fener"le.
Muhteşem bir kapışma,
Kızımla televizyonun karşısına oturuyoruz.
Çekirdekler,
Meyveler fiskosun üzerinde,
Maç saatine hazır.
Düdük çalıyor, İlk atak ve bir "SÜRPRİZ".
Ekran bir anda parlaklığını kaybediyor.
Görüntü siyah ile mor arası.
Moral sıfır.
Maçı "SES"TEN!" izlemeye devam ederek,
Arçelik Servis"i arıyoruz,
Yarın bakarız diyorlar.
Cevap bizi bir daha yıkıyor.
Televizyona mı?
Yanasın!
Maçın gittiğine mi?
Belli değil.
Ertesi gün Arçelik Servis"in elemanı geliyor!
Ekranı açıp kapıyor,
Ve teşhis;
"Ekran kartı yanmış, özetle, İçine 150 milyon sıkışmış" diyor.
"Ama burada yapamam, servise aldıracağım" diye de ekliyor.
Ve bizim 102 ekranlık televizyonumuz baba evinden servise uçuyor.
Ertesi gün servis elemanımız arıyor;
" Ağabey, televizyonunuzun tüpü yanmış, tüpün bize geliş fiyatı 750 milyon, 100 herzlik bir tüp, "
Yapayım mı?
Hadi bakılım, gelin karar verin!
Gardaş, bu televizyonun yenisi ne kadar?
Tüplü yok artık , 300-500"e daha iyisini, hatta yenisini bulursun.
Yahu bu saçma bir durum değil mi?
Tüp için 750 gelişi var diyorsunuz,
Ama televizyonun yenisi üçte bir fiyatına.
Valla böyle!
Yap derseniz yapacağım.
Adama anlatmaya çalışıyorum
Bu televizyon daha 5 yaşında,
Sizin anlatımınızla bunu atın,
Pardon atmayın, akvaryum! Yapın,
Diyorsunuz.
Veriler onu gösteriyor.
Ama benim içeride bir televizyonum daha var.
Onu evlilik yılımda aldım,
1989"da.
Hala şakır şakır çalışıyor.
On da tık yok.
Ama öte yandan 5 yıllık,
82 ekranını çöpe atın diyorsunuz.
Bu işte bir gariplik yok mu?
Var ama benim yapacağım bir şey yok.
Adi bakalım,
Buyurun buradan yiyin,
Televizyon gitti.
Sürümden kazanacağız anlaşılan,
Yeni bir televizyonu "MECBUREN" alma zamanı.
Cepte para var mı?
Yok gibi.
Kızımın okul taksidi, geçim, faturalar,
İşler de "KESAT".
Ne yapayım?
Son çare olarak Mehter Akçelik Bayini arıyorum.
Televizyonu oradan almıştım,
Beş yıl önce 1 milyar 200 milyon liraya.
Karşımda ZİHNİ Ağabey.
Aynı zamanda arkadaşım ve de aile dostum.
Koç gibi de bir ülkücü.
Yahu ağabey, dardayım
Hayır olsun?
Senden beş yıl önce aldığım TV "OFF" oldu.
Tamir parası olarak ta dokunanı "UFF" ediyor.
Durum böyle.
Hay Allah!
Servisin sahibi Nevzat Bey benim arkadaşım,
Bir arayıp senin için ne yapabiliriz, bakalım?
Ve HAZİN son,
Sözün bittiği an!
Üç dakika sonra Zihni Ağabey tekrar arıyor;
"Başın sağ olsun, yapılacak bir şey yok, televizyonun hakkın rahmetine kavuşmuş".
Yapma abi ya!
Maalesef öyle.
Neyse, servisle konuştum, senden servis parası almayacaklar!
Güler misin?
Ağlar mısın?
Allah razı olsun Ağabey!
Ve sevgili dostlar, lütfen elektronik alırken iki düşünün!
Arçelik gibi bir dünya devi,
Yüksek servis ağı,
Ve de kalitesi olan bir marka da başımıza bunlar geliyorsa,
Piyasada fason satılan,
Garantisi olmayan diğerlerini siz düşünün.
