Mestan Ağa"nın Hikayesi
Gariban köylüler evlerine gidiyordu.
Kasabadan öteberi almışlar,
Evde bekleyen çocuklarına götürüyorlardı.
Ama gidemediler!
Yolda kendilerine kanlı terör örgütünün anti tank mayını karşıladı.
"Bommmm".
Parçalanmış vücutlar,
Telefon tellerinin üzerinde kol bacaklar.
Olay yerine birileri TSK delileri bıraktı!
Kırıkkale yapımı, MKE yapımı askeri mühimmat.
Söylenmek istenen;
"Biz yapmadık, asker yaptı" iftirasıydı.
Ancak teknoloji maskelerini düşürdü.
Suçüstü oldular.
***
Merhumlar, Diyarbakır iş dünyasının ileri gelenleri idi.
Akşam kötü bir haber aldılar.
İnşaat sahaları yakılmıştı.
Yardıma koştular…
Yolda, bommmm.
Parçalanmış cesetler.
Kanlı terör örgütü hemen itiraz etti;
"Biz yapmadık" dedi.
Ancak gelişen teknoloji onları hemen ele verdi.
Ama DBP buna da itiraz etti,
"Birileri yapmıştır" dedi.
Arkasından PKK çıktı.
***
Güngören'de koskoca çarşı havaya uçuruldu.
PKK hemen itiraz etti;
"Biz yapmadık" dedi.
Dinci basın PKK olmayabilir!
"Bir görelim" dedi.
BDP, malum örgütün işidir dedi.
Ama arkasından PKK çıktı.
***
Ve Taksim…
Adam beline bağlamış kilolarca patlayıcıyı,
Sivillerin ortasında patlatıyor.
Polis erken uyanmasa, belki de bir facia yaşanacak.
Ama ucuz atlatılıyor.
Şakşakçılar hemen ortaya çıkıyor,
Dinci basın;"PKK olabilir ama" diye söze başlıyor,
Ahmet Türk, PKK"yı aklamaya çalışarak:"Birileri düğmeye bastı" diyor.
PKK itiraz ediyor; "Biz yapmadık" diyor.
***
Bu iş Trakyalı Mestan Ağa"nın fıkrasına benziyor,
Kızını evlendiriyor,
Ertesi gün damat geri getirip çıkışıyor:
"Mestan Bey kızınız bakire değil, buyurun emanetinizi geri" diyor.
Öteki kızını evlendiriyor…
Ertesi gün damat; "Buyurun emanetinizi, geri, kızınız bakire değil" diyor.
En sonunda Mestan Ağa patlıyor;
"Yahu diyor, bunların anası da bakire değildi, birileri bunların sülalesi ile ilgileniyor ama kim?"
Olayın özeti bu.
***
Öze gelirsek ,
PKK bu günlerde bol miktarda "ATEŞKES" yapıyor.
Sözde.
Ama dağlar taşlar terörist dolu,
Pusular kuruluyor,
Bombalarla askeri sivil araçlar uçuruluyor,
Gariban, günahsız KÜRT, TÜRK insanları öldürülüyor,
Ama "YANDAŞ" basın bunları bir türlü kabul edemiyor.
Hele hele Bay Cemal, Bay Candar, Bay Altan. Vs.
Asla kabul edemiyor!
Çünkü onlara göre Kanlı teröristler adeta "Özgürlük Savaşçıları".
Hele hele radikal basın,
Onlar söze başlarken;"PKK"A olabilir, AMA" demeyi ihmal etmiyorlar.
İnsanın "AMANINIZ" batsın,
Bu kadar ikiyüzlülük, bu kadar alçaklık olabilir mi?
Malum örgüte düzmece bir iftira atıldığında,
Hemen üzerine atlıyorlar,
Ama PKK adı ön plana çıktığında işe "AMA" ile başlıyorlar.
Aynı Ahmet TÜRK gibi;
"Birileri düğmeye bastı".
Bay TÜRK düğmeye kim basmış olabilir?
Türk Silahlı Kuvvetleri mi?
İstihbaratçılar mı?
CIA, MOSSAD mı?
Polis mi?
Silivri"de ki "MALUM Örgüt mensupları mı?
Kim?
Dilin varmıyor değil mi?
Arkasında durduğun örgütün katil olduğuna,
İnsan kanı ile beslendiğini söylemeye.
Ve hükümetimiz,
Dünyanın hiçbir ülkesinde dağlarda binlerce terörist varken örgütle barış masasına oturulmaz.
O güç orada "BASKI" unsuru olarak dururken,
Senin insanını öldürürken,
Silahların gölgesinde "AÇILIM" yapılır mı?
Yapılmaz.
İnsana;
"Hadi canım sende!" derler.
Allah aşkına Sayın Başbakanım, Sayın İç İşleri Bakanım,
Siz bu şartlarda sağlıklı bir şeyler yapılacağına gerçekten inanıyor musunuz?
Lütfen söyleyin.
