KISSADAN HİSSE KENDİNİ DE SORĞULAMAYABİLMEK
Rahmetli ulu önderimiz ATATÜRK,
Sporcular için ne demiş;
“Ben sporcunun zeki çevik ve de ahlaklısını severim”.
Ulu atamız yaşasaydı şimdi ki siyaset,
Ve siyasiler için ne derdi acaba!
Bence;
“Ben siyasetçinin vatanı sevenini, çalmayanını, çırpmayanını,
Ahlaklısını, dürüst olanını severim”.
Derdi herhalde!
Sadede gelirsek;
İki demi söyleyelim;
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Bir de görünen köy tarif-kılavuz istemez.
Bir de Nasrettin Hocamızdan dem vuralım.
Hocamızın meşhur eşek hikâyesi.
Hocanın eşeği kaybolmuş.
Aramışlar, taramışlar eşek ortada yok.
Komşuları başlamış söylenmeye;
“Kapıyı açık bırakmasaydın.
Yularını iyi bağlasaydın.
Eşeğine iyi sahip çıkaydın”,
Laf ola beri gel türünde söylemler.
Nasrettin Hocamız dinlemiş dinlemiş;
Biraz da sinirlenerek;
“Tamam, ben suçluyum da arkadaş.
Şu kaçan eşeğin,
Hiç mi? Sucu yok?”.
X
Sadede gelirsek…
Gelinen noktada CHP”li bazı arkadaşların hiç mi?
Suçu!
Yok, Allah aşkına.
Atatürk ”ün kurduğu partimiz,
CHP bir kurultay yaptı.
Demokrasinin gereği olan bir kurultay.
Ama görünen o ki bu kurultaya şaibe karıştı iddiaları.
Rüşvetler,
Paralar,
Cep telefonları konaklama giderleri iddiaları… Vs.
Havalarda uçtu.
Bunu ben söylemiyorum.
Kendi partisinde ki bu anlık işleri gören duyan,
Ya da içinde olan CHP’liler söylüyor.
Kendi partilerini şikâyet ediyorlar.
İtirafçı oluyorlar.
Olanları net ifadelerle anlatıyorlar.
Temel amaç neydi?
Kılıçdaroğlu”nu yenmek.
CHP’nin başına geçmek.
Bunun için her yol mubah dediler.
Ve en yakınları tarafından hançerlenen Kılıçdaroğlu başkanlığını kaybetti.
Bu görüntü siyasete yakışan bir görüntü müydü?
Hayır.
Bu seçim demokratik bir seçim miydi?
Hayır.
Bu seçim hakkaniyet kuralarını çiğneyen bir seçim miydi?
Evet.
Öngörü diye bir olay var.
Siyasetçi attığı her adımı hesaplayarak atmalı.
Hesaplamaz salla salpati gidersen,
Olacağı da budur.
Öze gelirsek.
Türk insanı artık BUTLAN”ın ne olduğunu da öğrendi.
Atatürk’ün kurduğu bir partinin bu hale gelmesi,
Bu kadar ağır suçlamaların altında kalması,
Daha da ağırı bu konuda mahkeme kararı oluşması,
İnanın insanın içini acıtıyor.
Öze gelirsek siyasette böyle şeyler oluyor mu?
Yılların deneyimine dayanarak söyleyeyim,
Evet oluyor.
Ama CHP’nin siyaset açlığı, iktidar açlığı,
Cumhurbaşkanlığını alma hırsı,
Bu işi biraz aşırıya kaçırdı.
CHP maalesef bu konuda bir darbe yedi.
X
İşin kötü tarafı bütün gerçekler ortada iken,
CHP kurmaylarının,
CHP yazar-çizerlerinin,
CHP yönetenlerinin hala bir şeyleri asla kabul etmemeleri.
Ve de biraz da kendilerini sorgulamamaları.
Belediyelerden gelen görüntüler.
Hep alma verme rüşvet çarkı üzerine iddialar.
Atatürk’ün kurduğu bir partiye bu tür suçlamalar yakışır mı?
Yakışmaz.
Daha da kötüsü,
TV ekranlarına çıkan bazı üstatların bu iddialar konusunda doğal olarak,
CHP’yi savunurken,
Birazda ateşin dumanın çıktığı yere bakmamaları lazım.
Arkadaş mal meydanda,
Hata yaparsan siyasi rakibin de bunu kullanır.
Tamam, karşı komşunun kapısını önü de ki pisliğe bakalım da!
Biraz da kendi kapımızın onundaki pisliği nasıl temizleyeceğimiz konusunda
Kendimizi sorgulayalım.
