Ramazan ayında itikafa girmenin önemi...
Ramazan ayında akla gelen ibadetlerden biri de itikaftır. İtikaf sözlükte bir şeye devam etmek, insanın kendisini bir yerde alıkoyması, bir yere kapanıp ibadetle meşgul olması anlamınadır. Dinimizdeki anlamı ise, bir mescitte Allah'ın rızasını kazanmak için belli adab içerisinde bir müddet kalmaktır. İtikaf meşru bir ibadettir. Meşruiyeti kitap ve sünnetle sabittir. Kur'ân-ı Kerim'de: "Mescidlerde itikafa çekildiğiniz zaman kadınlarınıza yaklaşmayın."[1] buyrulur.
Peygamber efendimiz Medine'de hicretin ikinci yılında ramazan orucunun farz kılınmasından itibaren ömrünün sonuna kadar her ramazan ayının son on gününde itikafa girmiştir. Nitekim Hz. Aişe validemiz Peygamber Efendimizin itikafa girmesiyle ilgili şöyle demiştir: Hz. Peygamber vefat edinceye kadar itikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini ramazanın son on gününde arayın."
Hz.Peygamberden sonra hanımları da itikafa girdi.
Peygamber Efendimize Medine hayatı boyunca on sene müddetle hizmet etme şerefine nail olan ve Peygamber efendimizden en çok hadis rivayet edenlerden biri olan Enes b. Malik ile ashabın en güzel Kur'an okuyanlarından biri olan, Übey b. Ka'b ise, Peygamber Efendimizin itikafları ile ilgili şöyle demişlerdir: "Resûlullah (s.a.v.) ramazanın son on gününde itikafa girerdi. Fakat bir sene seferde olduğu için itikafa giremedi. Ertesi sene 20 gün itikafa girdi."
İtikaf sadece Hz. Peygamberin ümmeti'ne mahsus değildir:
Kur'an-ı Kerim'de:
"İbrahim ve İsmail'e; Tavaf edenler, itikafa girenler rüku ve secde edenler için evimi, ''KABEY'İ'' temizleyin, diye emretmiştir." (Bakara; 125) buyurur. Bu ayet-i kerime ile, Hz. Zekeriyya ve Meryem kıssaları hakkındaki ayet-i kerimelerden
itikaf ibadetinin önceki peygamberlerin dinlerinde de olduğunu öğreniyoruz.
Amellerin En Faziletlisi:
İbn Şihab ez-Zühri'nin ifade ettiğine göre itikaf; amellerin en şereflisidir. Çünkü itikafa giren kimse, geçici bir zaman için de olsa dünya meşgalelerinden uzaklaşır, kendini tamamen Allah'a verir, Oruçlu olur. Mescidde namazı beklemekte olduğu için daima namaz kılıyormuş gibi sevap alır. Vaktini ibadet ve zikirle, Kur'an okuyarak ve benzeri faydalı şeylerle geçirir. Lüzumsuz, dünya ve ahireti için faydasız şeylerden uzak durur.
Abdullah İbn Abbası'ın talebesi ve İmam Azam'ın hocalarından olan Ata b. Ebî Rebah der ki;
"İtikafa giren, büyük bir kimsenin kapısına bir ihtiyaç için defalarca gelip duran kimse gibidir. İtikafa giren kimse, lisan-ı haliyle Rabbim, beni bağışlayıncaya kadar buradan ayrılmayacağım." der. (Nurul-İzah)
Erkekler, içerisinde cemaatle beş vakit namaz kılınan camide girerler. Kadınlar ise, evlerinin bir köşesinde, namaz kıldıkları odalarında girerler.
İtikafın Bölümleri:
İtikaf; vacip, sünnet ve müstehap olmak üzere üç kısma ayrılır.
Bir kimse itikafa girmeyi nezreder, yani adarsa bu, üzerine vacip olur. İtikafı adama; "Allah rızası için üç gün itikafa girmek üzerime borç olsun" şeklinde bir şarta bağlamadan olabileceği gibi, "bu hastalıktan kurtulursam, hastam şifa bulursa veya şu işim olursa şu kadar gün itikafa gireceğim" şeklinde bir şarta bağlı olarak da olur. Bu durumda beklediği olunca belirttiği gün kadar itikafa girmesi üzerine vacip olur. Girmezse günahkar olur. Çünkü âyet-i kerimede; "Ey iman edenler akitlerinize vefa gösterip yerine getirin." (Maide; 1) buyrulmuş, Peygamber Efendimiz de; "Kim Allah'a itaat hususunda adakta bulunursa adağını yerine getirip Allah'a itaat etsin." (Buhari) buyurmuştur.
Ramazan'ın son on gününde itikafa girmek sünnettir:
Çünkü Peygamber efendimiz daha önce belirttiğimiz gibi ramazan orucunun farz kılınmasından itibaren ömrünün sonuna kadar her ramazan ayının son on gününde itikafa girmiştir.
Bunların dışında zaman zaman itikafa girmek ise, müstehaptır.
Vacip olan itikafta oruç şarttır. Bu nedenle nezredilen itikaf bir günden az olamaz. Sünnet olan itikaf Ramazan'da olduğu için zaten oruçludur.
İtikafa Girmenin Şartları:
Diğer ibadetlerin olduğu gibi itikafın da birtakım şartları vardır. Bunlar:
1- Niyet.
2- Erkeğin beş vakit cemaatle namaz kılanan mescidde itikafa girmesi.
3- Oruç. Daha önce belirtiğimiz gibi vacip olan itikaf için şarttır.
4- Kadınların hayız ve nifastan temiz olmaları. Cünüblük oruca mani olmadığı için taharet, vacib olan itikafda bile şart değildir. Onun için itikafa giren mescid içerisinde ihtilam olursa itikafı bozulmaz.
İtikaf'a girmek, şahsi arzu ve heveslerden uzaklaşmak, zalim nefsimizin dünyevi arzularını kontrol altına almaktır.
